Category Archives: Uncategorised

Gelinliğin belindeki o kırmızı kurdele!

Bu ülkede beni çok fazla sinirlendiren adet var ama en iğrençlerinden biri gelinliğin beline bağladıkları o kırmızı kurdele!
Kadıköy Evlendirme Dairesi’nin önünden geçerken gördüm bugün, o kadın adına ben sinirlendim.

Kadının cinsel hayatını ayan beyan insanlara sergilemek bu, kadını erkeğe sunulan paketi açılmamış bir mal olarak görmek bu. Eğer bunu kadın kendi isteğiyle takıyorsa da feci, bekareti bayrak açıp sallandırmak sapkınlıktır, mahremiyetin yırtılmasıdır bana göre, zar varsın dursun yerinde.

Kimse kimsenin namusuna hükmedemez, kimse kimseye kendi ahlak anlayışını dayatamaz. 18 yaşını aşmış bir çocuğun kendi kararını verme hakkı vardır çünkü o artık bir bireydir. Ve namus denen kavram hep kadın üzerinden inşa edilemez. Ayıplar, günahlar,yasaklar hep kadın üzerinden. Namus cinayetine kurban giden kaç erkek var sorarım?

Uzatmayayım, evlenmeye niyeti olanlar, “buyrun anahtar teslim sıfır km kızımız” kurdelesini tekrar bir düşünüp değerlendirin, aşağılattırmayın kendinizi!

Zabel

Dün, BGST Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’nun “Zabel” oyununu izledik. Osmanlı toplumunda anti-militarist hareketin öncülerinden Ermeni, sosyalist, feminist kadın yazar Zabel Yesayan’ın Üsküdar’da başlayıp, Sovyetler’de son bulan 60 yıllık uzun mücadele hikayesini 5 kadın çok güzel aktardı bize.

Karanlığa karşı soluksuz bir kavgayı, feminist bir tarihi izledik çoğunlukla duygulanarak. 1915 ve sonrası için çok fazla tanıklık vardı hikayede, Yesayan’ın yaşam öyküsü fonunda bir dönem çok başarılı anlatıldı ve hep bugünü de düşünerek izledim, yazık değişen bir şey yok 100 yıl geçse de diyerek… Kadınlar ve azınlıkların mücadelesi bu topraklarda hiç bitmedi.

Oyunda Zabel Yesayan’ın ağzından duyduğumuz ve oyunun da bir anlamda özeti olan sözle bitireyim “Mücadele vermeden kavga olmaz.” Tavsiyemdir, izleyiniz.
İzlemek isteyenler için bilgi;
11 Nisan Salı 20:00 Boğaziçi Üniversitesi, Demir Demirgil Tiyatro Salonu
14 Nisan Cuma 20:00 Boğaziçi Üniversitesi, Demir Demirgil Tiyatro Salonu
İletişim ve Rezervasyon: 0 506 060 49 13

Pudra kokulu parfümler

Duru, soft ve temiz kokusuyla ben pudramsı kokuları çok severim, bir yanıyla kadınsı bir yanıyla da masum olmayı başarabilen kokular bunlar. Bildiğim ve beğendiğim pudralı kokuları benim gibi bu tarz kokulardan hoşlananlarla paylaşmak istedim. Çünkü bunları liste halinde bulmak zor, parfüm çok kişisel bir şey, her tende başka duracaktır, kuru ciltte başka, yağlı ciltte başka, esmer ve beyaz tende başka… Bir parfümeriye gittiğinizde, pudralı parfüm ararken en azından hangi parfümleri denemelisiniz listesi olsun bu:) Sizlerin bilip de paylaşmak istedikleri olursa bana yazarsanız sevinirim.

White Suede Tom Ford 

Kalıcılık notu 5 üzerinden 3, bu harika kokunun tek kötü yanı kalıcılığı maalesef:(

 

 

 

 

 

 

 

 

Jo Malone – Iris white musk  

Kalıcılık notu 5 üzerinden 4

Maalesef şu an piyasada bulunmuyor, ham maddesi, tükenmiş:(

Jo Malone parfümleri müthiş, Akasya’da diğer çeşitlerine bakın derim.

 

Frederic Malle – Iris Poudre

Kalıcılık notu 5 üzeriden 4

Beymen Mağazaları’nda bulabilirsiniz.

 

Prada – İnfusion D’iris  

Kalıcılık 5 üzerinden 5

Harvey Nichols’da bulabilirsiniz.

 

Hermes – Hiris

Kalıcılık 5 üzerinden 5

 

 

Narciso Rodriguez Narciso

Kalıcılık 5 üzerinden 3

 

Guerlain – L’instant Magic

Kalıcılık 5 üzerinden 4

 

Chloe – Love

Kalıcılık 5 üzerinden 5

 

Chanel – No:19 Poudre ve No:5

Kalıcılık 5 üzerinden 4

  

Cacharel – Noa

Kalıcılık 5 üzerinden 4

 

Burberry – Body

Kalıcılık 5 üzerinden 4

 

Tom Ford – Violet Blonde

Kalıcılık 5 üzerinden 4

 

 

Bvlgari – Pour femme

Kalıcılık 5 üzerinden 4

 

Chantal Thomass – Osez Moi

Kalıcılık 5 üzerinden 5

 

Givenchy – Dahlia Noir

Kalıcılık 5 üzerinden 4

 

Amouage – Dia Woman

Kalıcılık 5 üzerinden 5

 

Tiziana Terenzi – Andromeda 

Kalıcılık 5 üzerinden 4

 

Lorenzo Villoresi – Teint de Neige

Kalıcılık 5 üzerinden 4

 

Vol de Nuit -Guerlain

Kalıcılık 5 üzerinden 4

 

Avon – Soft musk

Kalıcılık 5 üzerinden 3

 

Dana – Le JARDİN

Kalıcılık 5 üzerinden 3

 

Xerjoff – Kind of Blue 

Kalıcılık 5 üzerinden 5

 

Chanel – No. 22 

Kalıcılık 5 üzerinden 5

 

Penhaligon’s – Artemisa

Kalıcılık 5 üzerinden 4

 

 

Simli yılbaşı kartları ve geçmişe özlem…

 

Eskiden yılbaşı zamanı bütün kırtasiyeler yılbaşı kartlarıyla dolardı. Özellikle simli kartpostallara rağbet çok olurdu. Ve birinden simli bir kartpostal almak ne şahane şeydi! Resimdeki çam ağacının altındaki paketlerde ne çeşit hediyeler/oyuncaklar olduğunu düşünüp hayal kurmak ne güzeldi… Yılbaşı yaklaşırken bütün kırtasiyeleri dolaşır en güzellerini toplar, anneanneme (Çengelköy’den Üsküdar’a) ve İngiltere’de yaşayan amcama kart atardım.

O kartpostalların olduğu zamanlar belki çocuk olduğumuzdan, çok güzel kaldı aklımda. Düşünmek bile içimi ısıtıyor hala.

O kartlar hala insanın aklına çocukluğunu ve sabırla beklenen yılbaşı büyüsünü getiriyorsa eğer, o simler kartpostalda değil, çocukluğumuzdadır şimdi:(

 

 

 

 

 

 

 

 

1f84838e9b3054ab4ae7d45aa8eab9c8

 

3c719072eaaa21e66b7b223f291afa7a

 

8bdb40bc7c9c0b0e8b0b8cbf9726820b

 

9fc08ac405e28898e2175bf486ef45ac

 

09d8e983d0dfd6581d300a4fa54d8a8b
16e232fa7398f84a681fcee50d9d5565

 

44afec98aad86dfb4128d5521652eb5b

 

028fb6d000fb4b28d8fb378bf5ae53b9

 

78fcdddbd62dfb5dde6424af63775e02

 

322bfc8a78415469dca25ea5a55d5633

 

523ea34a8a378e793be4b23ae30260d6

 

1282e93ef6950684368447421ef7f490

 

54941781a517777afd452a50fff9316c
aaecf4c38de289b5d31b0f23c737f2f8

 

ad206ac5fb104f086f6758b80d24ba31

 

b210d9b05b37bf61b690e3908ad951da

 

b40921d5f0d31bc9f77c3da9408cb974

 

db1890da4600ea3691d07051529a0ebd

 

fe2017f3084b51f24e1e58ba24c5cd4d

 

1b03134f4a284e7ae73396eb164ea7eb

 

0e855b00b37b5749cbff4c43b3b3d333

 

 

83dc04d6d5352ef8d94db69be27c9924

 

 

67bdb3e1ea01baf5db871a131dd858bf

 

 

2d0a99879e9ec80e063f6614b762d728

3a5adb4941648dcfb876b6f6256d978f

 

5ea7181e71ebb5075af1c43205ae2bbb

628a66d03008833284b7990309d984a8

986091c231ed850207cbdbe189decbd2

759184439ed979195a860e7649c3a7ed

926be2515c7f5bf5ab167bb0f563bed4

c00b074bf6c04ea5f4a1a64778487d83

cdf75186a4cde55177692b09e9476262

da69db33392738c5da0dcb226202af89

e8fb138ae908cddfb829787b3aea4e72

dcc3372153dc5b266e127aa10c3bd6d8

e0e0f3b5de1f8788ea6f8b39513b93fa

f7a759c2effcb8b03256fb96cb196acd

 

2cdf531e6decfbf67be3e61d40753f5b

 

2d2b725bf9874402140eed9c504407c1

 

4bbd0f6d362e0fdcec703048dec172a0

 

5e47020e16188828f24c0255011b35b6

 

5f348767de5d4ae687d9b58812d661e3

 

9eb3fd621acb129701a56c83c2aebd45

 

62c5fedcb02edb81248be0611277f572

 

4377c87e066c4c2e9b7fd7418a6a994f
309217339cea025a1aba4e360ebcef0b

 

2673544193bad9d7001d3358d547f3c2

 

b97aafa3b04a035515f2b3fd5085e428

 

bbb630ce1b58c25a0a859429d5ff86a4

 

fc117cda475c701d50bb18003d9a31c5

 

ec6b424ab2b3376b5286f2f5fa8fc61c

Yılbaşı – Noel

 

Christmas/Noel zamanını çok ama çok seviyorum. Neşeli müzikler, etraf ışıl ışıl, dükkanlarda envai çeşit süs… Eğlenceli bir kere, ritüeli güzel. Çam ağacı süslemek mi dersin, hediye vermek mi dersin, tarçınlı tatlılar mı dersin… Bolca da mum.. Noel baba da çok eğlenceli bir mit bence, bu bayramın ruhu güzel!

7f4dbbdab99f995cb346f4120cd768ef      ceaeb69c17b7570c79333c54eb829237

Gayet primitif sebeplerle seviyorum ben yılbaşı ağaçlarını. Çocuklar onun etrafında deli gibi döndüğü, güldüğü ve mutlu olduğu için seviyorum. Işıl ışıl, süslü püslü, iç açıcı olduğu için…Çarpık yapılaşmanın, hava kirliliğinin, bok gibi İstanbul trafiğinin, pisliğin, kalabalığın, monotonluğun arasında ışıl ışıl ve rengarenk olduğu için seviyorum. Bilinçaltıma “iyi kötü bir yıl daha geçti, amaan boşveer, artık önümüzdeki maçlara bakıcaz” diye umut verdiği için seviyorum. Yok kapitalizm propagandasıymış yok bilmem neymiş… Umurumda değil! Keşke her şeyin altını üstünü sorgulamak yerine sadece keyif alabilsek.
bf8d635ac9ec7552bb377052012b27ea    redchristmas-thestiersaesthetic

 

Ağaç süslemeye de bayılıyorum. Seyahat ettiğim hemen her yerden ağacım için süsler alıyorum. Onlara bakarken gidip gördüğüm yerleri de hatırlamış oluyorum bir kere daha. Ve süslediğim o ağaca bakmak beni çok mutlu ediyor:)

 

e06cedf705135106f812ffbe1cd9da88

Bazen bir dizinin sahnesi bile, sırf sevdiğim döneme denk gelip güzel hissettirdiği için unutulmazdır. Mesela “Ally Mcbeal” dizisini izleyenler hatırlar.  Ally bir noel akşamı işten en son çıkar. Yalnızdır, bir planı yoktur, “Merry christmas” diyen herkese buruk bir gülümsemeyle belli belirsiz başını sallar. Karton bardakta kahvesi, eldivenli elleriyle bardağına sarılarak ışıklandırılmış ağaçları ve mutlu insanları izleyerek New York sokaklarında boş evine doğru yürümeye başlar. Ama o da ne! Yaramaz bir kar tanesi burnuna düşüverir. Ally birden yalnızlığını unutur, gülümsediğini görürüz… Ve ben bu sahneyi hatırladığımda bile mutlu olurum.

20574f4fea28102cdfbb483fb67f6c09     a6002bb35210d7b2a9bdb0e0d2d47228     dbfbc58e500159d79b13e2716d555573

http://everyjoe.com/entertainment/top-10-greatest-christmas-songs-of-all-time/