Feud

1962 yapımı Baby Jane Whatever Happened filmini izleyip beğendiyseniz yine kendinizi o günlere dönmüş hissedebilirsiniz. Çünkü Feud 1.sezon hikâyesi, bir psikolojik gerilim filminin setinde yaşananları anlatıyor. Feud: Bette and Joan’ın başrolünde Jessica Lange ve Susan Sarandon yer alıyor. Hollywood’da kameraya yansımayanların öyküsü diye de adlandırabileceğimiz sekiz bölümlük dizi 2017 senesinin sürprizi. Hollywood’un en önemli iki aktristi arasındaki […]

Read More »

Damızlık kızın öyküsü

Geçen hafta okuduğum ve beni  çok etkileyen bir roman bu yazının konusu. Yazara ait okuduğum ilk kitap, ancak diğer kitaplarını da merak ettiren iyi bir referans.  Kitabın etkilemiş olmasının nedeni herhalde bu “distopya”nın yakınlığı… Belki 1980lerde, yazıldığı zaman okusam bu kadar etkilenmezdim ama 2010larda dünyanın geldiği yer, gittiği noktayı düşününce gerçekten çok etkileyici oluyor.  Distopya sevmeseniz bile […]

Read More »

Onca yoksulluk varken

Bu roman okuyabileceğiniz en içli romanlardan biri. Ben ilk okuduğumda 24 yaşımdaydım, okurkenki duygularımı bugünmüş gibi hatırlıyorum, Bilgi Üniversitesi Kütüphanesi’nde herkesin içinde hüngür hüngür ağlamıştım kitabı okurken. Okuyup da unutulacak kitaplardan değil bu, etkisi çok daha uzun süreli, hatta hassas yürekler için ömürlük… Yaşlı ve düşkün bir Yahudi kadınla, akıllı ve hassas bir Arap çocuğunun […]

Read More »

Körlük

20. yüzyıl edebiyatının önemli yazarlarından, 1998 yılı Nobel Ödüllü Jose Saramago’nun beni en çok etkileyen eserlerinden biri Körlük. Saramago bu kitabında toplumsal körlüğü anlatıyor. Tüketim toplumunun tüketme ve sahip olma tutkusuyla körleşmiş insanları, olağanüstü metaforik bir kurguyla anlatıyor. Körlük metaforunu bir yana bırakırsak, insan doğasındaki vahşilik karşısında tüyleriniz diken diken oluyor bu kitabı okurken.  Kitapta hiçbir isimle […]

Read More »

Böyle gelmiş Böyle gitmez (Aziz Nesin’in yaşam öyküsü)

Aziz Nesin deyince akla hemen gülmece gelir… Bir de aptallık yüzdesi üzerine ünlü cümlesi. Aziz Nesin hakkında olumlu ya da olumsuz yorum yapmadan önce okunması gereken bir seri var. Gerçek Aziz Nesin’i tanımak için Aziz Nesin’in üç kitaptan oluşan otobiyografik serisi “Böyle gelmiş Böyle gitmez” mutlaka okunmalı. Birinci cilt (Yol), yoksul bir evde doğumundan ilk aşkına, okuma yazmayı […]

Read More »

Hop-Çiki- Yaya Polisiyesi

‘Muhafazakâr toplumumuzun’ henüz buna hazır olmamasından kaynaklı yok sayılan bir seriden bahsetmek istiyorum bu yazıda. Toplam yedi kitaplık bir polisiye serisi (7 kitap) Hop-Çiki- Yaya Polisiyesi. Eşcinsellik üzerine yazılmış dilimizdeki en cüretkar metinlerden. Kitaptaki karakterlerin tamamı travestiler ve transeksüellerden oluşuyor.  Aykırı, beklenmedik, zekice ve çokça eğlenceli bir seri bu. Aynı yazarı gibi…  Burçak (esas kız/oğlan), Gönül, Damper Jale, Ponpon, […]

Read More »

Gecenin Ucunda

Peride Celal Türk edebiyatının en sevdiğim ilk beş isminden biri. Gösterişsiz, tantanasız yazdı, en çok satan listeleriyle işi yoktu onun, herkes tarafından keşfedilmemiş bir cevher benim gözümde. Bugün kısaca bahsedeceğim kitabı “Gecenin Ucunda”yı 1963 yılında yazmış. Kadınları yazar, kahramanları kadındır Peride Celal’in. Köy romanının revaçta olduğu yıllarda yayımlanan burjuvazi eleştirisi niteliğindeki bu romanında, büyük şehrin […]

Read More »

Beyaz Diş

Bugünün yazısı Jack London’ın dünyayı bir kurt köpeğinin gözünden anlattığı dünya klasiği “Beyaz Diş”.  Beyaz Diş’i çok eskiden, sanırım 25 yıl kadar önce okumuştum, bugünlerde yeniden okuduğumda gördüm ki aklımda neredeyse hiçbir şey kalmamış. Bu kitap inanılmaz bir empati yeteneği kazandırma özelliğine sahip. Ayrıca hayatta tek başına zorluklarla mücadele eden insanlara rol model adeta. Hiç, bir hayvanın […]

Read More »

Koku- Patrick Süskind

“On sekizinci yüzyılda Fransa’da, dahi ve iğrenç kişiler yönünden hiç de yoksul olmayan bu dönemin en dahi ve iğrenç kişilerden biri sayılması gereken bir adam yaşadı.” Alman yazar Patrick Süskind’in Koku adlı romanı bu cümleyle başlıyor. Düşünün bir köpek kadar gelişmiş bir koku duyunuz olsun, ama kendi kokunuz olmasın. Tam bir trajedi. 18. yüzyıl Fransa’sında […]

Read More »

Türk edebiyatının fazla okunmayan değerlileri

Herkes popüler, parlatılmış, çok satan raflarında satılan yazarlardan haberdar olunca bazen gerçekten değerli olanları gözden kaçırabiliyor. Bir kitap kurdu olmama rağmen bu benim için de geçerli. O nedenle kitapçı gezmekten çok blog okurum, edebiyat severlerin tavsiyelerine kulak kabartırım, daha evvel tanımadığım pek çok yazarla bu sayede tanışmışımdır. Bugün de belki ben, okunası isimleri tanıyıp sevmenize vesile olurum:) […]

Read More »